Abartanlardanım belki ama abartmaktan rahatsız olmuyorum..
Daha Çok İçimi Döküyorum..
Başlık olarak içimi döküyorum dedim ama yazabilecek miyim pek emin değilim.Bazen neden hep aynı şeyler diye sorduğum zamanlar oluyor.Tıpkı sizin bu yazıyı okurken diyeceğiniz gibi.
ABİ BU KIZ NEDEN HEP AYNI ŞEYİ YAZIYOR?
Çünkü seviyorum.O zaman başlayalım.Kendimce düşünüp karar verdim ve bu hafta ki konum insanların sevgiyi tercih etmek yerine nefreti seçmeleri...
Bir insanı sevmek bu kadar zor olmamalı diye düşünüyorum.Ben sokakta yürürken karşıdan gelen insanın bazen yürüyüşüne bazen etrafa bakışına hatta ellerini saçına götürmesine bile hayran kalabiliyorum.''Nefret'' güçlü bir duygu.Hani derler ya kaş çatmak gülümsemekten daha zordur neden kaş çatmayı tercih ediyorsun diye.Çünkü bize gülümsemeden önce kaş çatmayı öğretiyorlar.İnsan doğası bu,ne görürsen büyüklerinden onu uygularsın.Bazen insanlar ön yargılı davranıp 'Ya sen de hiç gülümsemiyorsun' diye boş boş konuşabiliyor.Neden boş konuşuyor diye soracak olursanız insanlara hayata gelirken mutlu mu olmak istiyorsun yoksa mutsuz mu olmak istersin? diye sorulsaydı eminim ki herkes mutlu olmayı seçerdi.Ama böyle bir soru sorulmuyor.Hayata gözlerini herhangi bir ailede açıyorsun.Aileni haliyle seçemiyorsun.Daha sonra o ailenin içinde büyüyorsun.Kültürlerini,inançlarını,örf ve adetlerini öğreniyorsun yeri geldiğinde uyguluyorsun.Çünkü onlar senin ailen ve ailen sana nasıl davranıyorsa sende insanlara öyle davranmaya alışıyorsun küçük yaşlarda.Daha sonra biraz farklı ortamlara girince veya aklın başına gelecek kadar büyüdüğün zaman düşüncelerin değişmeye başlıyor.Yeri geliyor inancını,kültürünü değiştirmek istiyorsun çünkü onlar ailenin istediği ve yaşadığı hayat.Sen kendi hayatını yaşamak istediğin için belli bir yaşta düşünce sistemi devreye giriyor işte.Ama ne yazık ki insanlar hep kendi istediklerini yaşatmak için düşüncene saygı duymuyor.Hatta bazıları sırf böyle bir şey düşündün diye belki de hiç vermedikleri sevgiyi hepten kesiyorlar.Ben sırf inancını ya da yaşama şeklini değiştirdiği için evladından nefret eden aileleri de tanıdım.Eee ne oldu?Sevgiyi ve saygıyı kaybettik.Oysa ki amacımız sadece biraz da olsa mutlu olmaya çalışmak biraz da olsa hayatı kendimize göre uyarlamaktı.Ama sevgiyi ve saygıyı kaybetmekle cezalandırılıp yeri geldiğinde de nefretle ödüllendirildik..
Abartıyor muyuz ? Bence hayır.Evet belki çoğunuz bahane olarak görüyorsunuzdur ama benim için öyle değil.Sen o sevgisiz-saygısız ortamda bulunduğun sürece dışarıya sevgiyle bakman biraz zor.Ama başarılabilir.Ben kendi kendime halledebiliyorum diyenler vardır elbet ki içinizde,saygım sonsuz.Ama yanınızda birisi olsun.Bir dost..İnanın bana 100 arkadaş yerine 1 dost edindiğiniz zaman her şey o kadar kolaylaşıyor ki.Çünkü o dosttur;anlar,dinler,ağlar,güler,eğlendirir,üzer ama en önemlisi de her zaman seninledir.Hani demiştik ya insan içini dökme ihtiyacı hisseder diye.İşte o
Kendi tercihleriniz için yaşamayı seçin.Bir insanın boyunduruğu altına girmeden kendinizi özgür hissedin.Farkındayım çevre psikolojisi ile biraz zor ama ben şahsen bunun için buradayım.Ben nasıl içimi dökebiliyorsam sayfalara,sizleri de dinlemekten mutlu olurum.Düşünceleri bir olan insanlarla tanışmak sizleri rahatlatacaktır.Çoğu insan benimle tanıştığında ve herhangi bir konu hakkında düşüncelerimi dinlediği zaman yaşıma göre olgun olduğumu söylerler.Bazen de şikayet ederler.Ama rahatsız değilim.Ne istediğini,neyi savunduğunu bile bilmeden bir hayat geçirmek yerine böyle düşünüp böyle yaşamayı seviyorum.Bana karışmalarına hakları olmadığı gibi benim de onlara karışma hakkım yok.Çünkü ben nefretle beslenmeyi çoktan bıraktım.Karşımdaki insan ne düşünüyorsa o kendi düşüncesidir,saygı duymalıyım.Şunu unutmayın siz kendinizi nereye koyarsanız insanlar da sizi o yere koyar,ve benden size bir tavsiye gözünüz hep yükseklerde olsun dostlar...Hoşça Kalın..
O ZAMAN NE DİYORUZ ?
ABARTANLARDANIM BELKİ AMA ABARTMAKTAN RAHATSIZ OLMUYORUM.

Yorumlar
Yorum Gönder